PusulaTR
PusulaTR
KÖŞE YAZISI

SÜRDÜRME YETİSİNİ KAYBEDEN MODERN ÇAĞ İNSANI

Hamide Mete Hamide Mete Yazarın tüm yazıları
14-04-2026 12:08 2 dk okuma 306
Paylaş:

SÜRDÜRME YETİSİNİ KAYBEDEN MODERN ÇAĞ İNSANI

 

Bir toplumun en çıplak hali, en süslenmemiş gerçeği ilişkilerinde saklıdır. Çünkü ilişki dediğimiz şey yalnızca iki insanın bir araya gelmesi değildir; bir kültürün, bir aile yapısının, bir tarihsel yükün ve bir varoluş biçiminin çarpışma alanıdır.

 

Bugün Türkiye’de ilişkiler üzerine konuşurken aslında sadece kadın-erkek dinamiklerini değil; çözülmekte olan bir aile yapısını, dönüşen erkeklik tanımını ve modern insanın derinleşen varoluş krizini konuşuyoruz. Mesele artık romantizm değil. Mesele, karakter.

 

Geleneksel Türk aile yapısında roller belirgindi. Erkek, sorumluluk alan, yük taşıyan, koruyan figürdü. Kadın ise duygusal dengeyi kuran, birleştiren, sürdüren taraftı. Bu yapı kusursuz değildi ama kendi içinde bir denge barındırıyordu. Bugün ise bu denge yerini belirsizliğe bırakmış durumda. Üstelik bu değişim eşitlenme üzerinden değil, rol kayması üzerinden gerçekleşiyor.

 

Artık birçok ilişkide kadın yalnızca duygusal değil, zihinsel ve yapısal yükü de taşıyan tarafa dönüşüyor. İlişkiyi ayakta tutmaya çalışan, krizleri yöneten, çözüm üreten bir “duygusal mühendis” haline geliyor. Erkek ise giderek sorumluluktan uzaklaşan, duygusal konfor arayan ve ilişkiyi bir emek alanı değil, bir beklenti alanı gibi gören bir profile kayıyor. Bu bir cinsiyet tartışması değil; bir rol çözülmesi.

 

Modern çağın en büyük ironisi burada başlıyor. Erkekler güçlü görünmek istiyor ama sorumlulukla karşılaştığında görünmez oluyor. Sosyal medyada karizma, özgüven ve ilgi üzerinden kurulan bir imaj varken; gerçek hayatın kriz anlarında ortadan kaybolan bir profil beliriyor. Çünkü modern erkeklik artık bir yük taşıma hali değil, bir görüntü meselesine indirgenmiş durumda.

 

Romantik mesajlar yazılıyor, ilgi gösteriliyor, yakınlık kuruluyor. Ama ilişki sorumluluğa dönüştüğü anda bağlantı kesiliyor. Bu yüzden birçok kadın bir noktadan sonra şunu fark ediyor: Karşısındaki kişi bir partner değil, yönetilmesi gereken bir süreç. Ve tam da o noktada aşk bitiyor, yerini yorgunluk alıyor.

 

Kadınların güçlenmesi, bağımsızlaşması ve farkındalıklarının artması önemli bir dönüşüm. Ancak bu dönüşüm beraberinde ağır bir yük de getiriyor. Çünkü kadın artık hem kadın kalmaya çalışıyor hem de ilişkinin direksiyonuna geçmek zorunda kalıyor. Sevilmek isteyen bir kalple, her şeyi kontrol etmek zorunda kalan bir zihin arasında sıkışıyor. Ve bu sıkışma, modern kadının en görünmeyen ama en derin krizlerinden birine dönüşüyor.

 

İlişkiler bu yüzden yoruyor. Çünkü artık bir huzur alanı olmaktan çıkıp bir psikolojik mesaiye dönüşmüş durumda. İnsanlar birbirini sevmekten çok birbirini yönetmeye çalışıyor. 

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, PusulaTR yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Hamide Mete — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.