atasehir escort
istanbul escort bayan escort
istanbul escort istanbul escort bayan şirinevler escort
V. İ. P HACC
Mükremin Kızılca

V. İ. P HACC

Bu içerik 7835 kez okundu.

 

 

V. İ. P HACC

Son yıllarda hac güvenliği de önemli konular arasında anılmaya başlandı.

2015 (H. 1436 Zilhicce) yılındaki hac sırasında vinç ve izdiham olaylarında binlerce kişi can verdi. Bu olayların torpilli VİP hacılar için bazı yol ve güzergahların kapatılması sonucu vuku bulduğu söylendi.

V. İ. P hacıları Allaha havale ediyorum, o zat-ı ecell-i a’la: “takvadan başka bir üstünlük katımda yoktur” buyururken kralların hükmettiği Haremeyn’i krallar gibi hac yapmaları ve yerlerde sürünerek, geceleri sokaklarda yatarak, kolektif sosyal tesisleri kullanarak haccını ifa etmeye çalışanları görmemeleri için özel şartlar oluşturanları Allahın ıslah etmesini diliyorum. 

Dünyanın en büyük turistik akışına sahip olan Suudi Arabistan ticaretin tadını aldı. Topladığı paraları İsviçre bankalarına yatırıyor desem iftira olabilir öyle demeyelim ama o paraları aldığı ülke insanlarına kısmen de olsa harcasa nasıl olur acaba?

Her zaman söylerim: Haremeyn-i şerifeynin idare tarzı değişmeli buraya özel bir statü verilerek Müslümanların ortak alanı olmalıdır. Dev gökdelenlerin AVM'lerin arasında hac dünyayı hatırlatmaktadır. Bütün ticari ve idari yapılar eski Mekke’nin 30 km dışına alınmalıdır.

Kâbe’ye altından gümüşten elbise dikmek Allah’ın emri değildir, onun emri mahşer gününü anımsayarak huzur içinde haccı ifa etmektir.

 Zamanımızda Müslümanları farklı bir hastalık sarmış sarmalamış durumdadır:  bu da gösterişli ve şaşaalı ibadet faaliyetleridir. İnsan oğlu dışarıdan görünebilecek ve öğünülebilecek daha açığı riyaya müsait dallardaki ibadetlerde alabildiğine cömert ve coşkun hale gelmiştir.

Malumunuz Allah cc, insanları tanımak ve kulluk etmeleri için yarattığını buyurarak bize sunduğu sonsuz nimetlere karşı bazı zamanlarda bazı ibadetler yapmamızı istiyor.   Bu zamana ve mekâna bağlı ibadetler oruç ve hacdır: birisi sadece zenginlere farzken diğeri sağlıklı olan tüm Müslümanlara bir vecibedir.

Ramazan günlerinde arkasına kameraları takıp ev ev dolaşarak yardım dağıtanların öncelikleri Allah rızası değil kendi firma ve egolarının rekla mıdır.

Son yıllarda Allah’ın evinin etrafına yedi yıldızlı otel dizme çılgınlığı ve buralarda devre mülk satın alarak her yıl Kâbe’ye nâzır cennet mekânlardan (?) hac ve umre yapma hastalığı ise bir fecaat olma yolunda hızla ilerliyor. Dünyanın en zengin Müslümanları buralardan ev ve ya devre mülk alarak her yıl hac ve umre yapıp geri döndüklerinde cenneti kak etmiş bir kahraman edasıyla gariban Müslümanlara hava atmaya devam ediyorlar.

Ya ibadetlere yıldız koymaya ne demeli? Hac organizasyonlarının reklâmlarına bakın Allah aşkına! Yıldızlarla bezenmiş, 4- 5 – 6- 7 ilerliyor, tek odalı, çift odalı yüksek katlı oteller, sınırsız yeme içme, bu ne kardeşim bu ne?

Bir tarafta Müslümanlar katliamlara uğrarken, milyonlarca Müslüman yerinden yurdundan sökülüp atılırken diğer tarafta yüz milyonlarca Müslüman açlıkla savaşırken bu ne saadettir? Efendimizin verdiği “tuğla duvar” örneğinin neresindeyiz Müslümanlar olarak?

Allah resulü bunların hangisini yaptı, ashab-ı kiram hangisini yaptı bunların? Hani asr-ı saadet Müslümanlığı? Bu Allah’ın ibadetini yapmak için neredeyse servet gerekiyor Türkiye’de, bu konuda Diyanetin vebali de çok büyüktür. Suudilerin vebali de…

Ülkelerinde milyonlarca aç sefil varken, İslam ülkeleri hala üçüncü dünya ve geri kalmışlık olgusunu ve algısını yıkamamışken ve ülkelerinde milyonlarca öğrenci parasızlıktan okuyamayıp İslami ilimlerden mahrum kalıp terör batağına saplanırken, birden fazla hac ve umre yaparak kasalmaları, bir de her dönüşlerinde: anlatılmaz yaşanır diyerek Müslümanları yani gariban Müslümanları heveslendirmeleri nereye kadar doğrudur?

Beş kere on kere ve ya her yıl hac ve umre yapmalarıyla övünen ve bunu isteyen Müslümanlara diyoruz ki: kardeşim! Ülkendeki komşun ve Müslüman kardeşin de hac yapmak, umre etmek istiyor, bunlardan birisini de ona ver, sen bir eksik yap ta senin giydiğini giyemeyen yediğini yiyemeyen kardeşine medet eyle, memleketinde akraban, komşun borç altında inliyor onu rahatlat ve ya sana borcu olan bir Müslüman’ın borcunu siliversen olmaz mı?

Şimdi biraz düşünelim, hodkâmlığı bırakalım da birazda peygamber a.s. ve ashab-ı kiram ahlakı olan diğerkâmlığa (İsar) yönelelim.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X