atasehir escort
istanbul escort bayan escort
ANKARA KEÇİSİ
Bünyamin Zile

ANKARA KEÇİSİ

Bu içerik 26086 kez okundu.

 

1947 yılında çıkarılmış ve 1961 yılına kadar tedavülde kalan 50 Türk Lirası

 

    Ankara Keçisi orta Anadolu da yetiştirilen küçükbaş hayvan cinsidir. Küçük cüsseli bir hayvan olduğu için eti ve çok az sütü azdır. Et ve süt için beslemek rantabl değildir. Bu keçi genelde tiftiği için yetiştirilir. Ankara ve çevresinde yoğun olarak yetiştirilen Ankara Keçisi; Konya, Afyon, Çankırı, Kastamonu, Yozgat, Çorum, Niğde, Kırşehir ayrıca Mardin ve Siirt illerinde yetiştirilmektedir. Ancak Ankara çevresinden uzaklaştıkça üretilen tiftiğin kalitesi düşmektedir. Ankara Keçilerinin ortalama yaşam süreleri 8 ila 15 yıl arasında değişmektedir. 6-7 yaşına kadar damızlık olarak kullanılır. Bir keçinin ortalama 1.900 gram tiftik verimi vardır. Yurt dışında bu verim 4 kilogram civarındadır.
     Ankara keçisinin yavruları 6 aylık olana kadar oğlak olarak adlandırılır. Bir yaşına kadar olan yavrularına cebiş (çepiş, çepiç) denilmektedir. Bir yaşından üç yaşına kadar olan dişi keçilere gezdan adı verilmektedir. Yine bir yaş ile üç yaş arası olan erkek keçilere seyis denilmektedir. Üç yaşından büyük keçilere ana keçi, yine üç yaşından büyük olan ve burulmuş erkek keçilere erkeç adı verilmektedir. Damızlık için ayrılmış olan erkek keçilere ise teke adı verilmektedir. Tiftikleri kırkılan Ankara keçilerine (erkek dişi ayrımı yapılmadan) cıba adı verilmektedir.. Cıbalık süresi yaklaşık 45 gündür. Bu süre içerisinde keçiler yağmurdan ve doludan korunur. Merada çok yağmura tutulursa keçiler telef olur. O nedenle Ankaralı “Cıba güden bulut güder.” demiştir.
      En kaliteli tiftik bir yaşındaki çebişlerin tiftiğidir. Bunlar yumuşak ve ince tüylüdür Gezdan ve seyislerin tiftiği orta kalitedir. Tüyleri de orta kalınlıktadır. Ana keçi, erkeç ve tekelerin tüyleri sert ve kalındır. Dolayısıyla kalitesi de diğerlerine nispeten daha düşüktür.
      Zarif bir hayvan olan Ankara keçisi özgürlüğüne çok düşkündür. Hiç yerinde duramaz. Çok hareketli bir karaktere sahiptir.


ANKARA KEÇİSİNİN YAŞAM ALANLARI

Fotoğraf: Burhanettin BAYKURT


Fotoğraf: Burhanettin BAYKURT

 

     Ankara Keçisi Orta Anadolu’nun geniş bozkır sahasında ve bu bozkırın içerinde yer alan kurak orman alanlarında yetiştirilmektedir. Ankara Keçilerinin en yoğun oldukları alanlar orta Anadolu bozkırı ile bu bölgedeki kurak orman alanlarıdır.
Ankara Keçisi rakımın 500 metreden aşağı olduğu yerlerde yetiştirilmemektedir. Aynı şekilde rakımın 1500 metreyi geçtiği yerlerde de yetiştirilmemektedir. Bu verilen değerlerin üstünde ve altında çok az miktar da yetiştirilse bile keçilerin çok soğuk ve sıcaktan telef oldukları ya da tiftik kalitesinin çok düştüğü görülmektedir.
Ankara Keçisi yetiştirilen Sahalar nem, yağış ve hava sıcaklığı bitki örtüsü açısından incelenirse:
     Ankara Keçisinin kar örtüsünün fazla bulunduğu alanlarda beslenmesi güçleşmektedir. 
     Ankara keçisi çok soğuk, çok yaş ve nemli yerlerde çabuk hastalanmakta ve ölümler nedeniyle telef olmaktadır. Ankara civarında bile çok kar yağdığı yıllar hava sıcaklığının -15 ten aşağıya düştüğü günler tiftik keçilerinin sürüler halinde telef olduğu görülmektedir.
     Toprağı fazla kalkerli alanlarda, alçak, ıslak ve fazla sıcak olan yerlerde ırki özelliklerini kaybetmektedir. Ayrıca alçak arazilerdeki sularda ve meralarda parazitler (Asalaklar) çok görüldüğünden paraziter hastalıklardan çok çabuk etkilenmekte ve fazla telafat vermektedir. Yüksek yerlerde ise parazitler yoktur. Bitkiler daha temizdir. 
     Ankara keçileri içtikleri suya da çok önem verirler. Birikinti ve durgun sulardan asla içmezler. Genelde pınarların suyunu tercih ederler. Ayrıca mümkün olduğunca pınarların kurnalarından su içmeye çalışırlar.
     Ankara Keçileri Orta Anadolu’nun dalgalı arazisinde bulunan meşelik ve ardıç ağaçlarının nispeten yoğun olduğu meralarda otlanmayı sever. Ayrıca fundalıklar ve çalılıklar bu keçiler için en uygun beslenme alanlarıdır. Ankara keçileri bu dalgalı arazide yetişen otların taze filizlerini ve dikenleri de yer. Ancak daha ziyade yaprak yemesini sever. Bunun yanı sıra Orta Anadolu’da özellikle Ankara civarındaki dalgalı alanlarda çok yoğun miktarlarda bulunan yavşan, kekik, çöğen, sığırkuyruğu, geven, yavru ağızı, gibi kokulu otları yemeyi severler.

       Kışın fazla kar kaydığı zamanlarda meraya çıkarılmayan Ankara Keçileri, üreticiler tarafından sonbaharda istif edilen, meşe yaprakları, çakırdikeni, yandak gibi dikenlerle beslenir. Mart ve Nisan aylarında kesilen söğüt ve kavak gibi ağaçlarının dallarından oluşan ve çiğindirik adı verilen kısımlarını da iştahla yerler.

       Sonuç olarak, Ankara Keçisi karasal iklimin hüküm sürdüğü, fazla sıcak ve soğuk olmayan, nemin fazla bulunmadığı çeşitli bitki topluluğun yetiştiği yerlerin hayvanıdır. Bu iklim özelliğine en uygun yerin Ankara çevresi olduğu görülmektedir.
Ankara Keçisi çok temiz bir hayvandır. İçtiği suyun temiz ve taze olmasına dikkat eder. Meşe yaprağı, Ardıç yaprağı ve kokulu otların taze filizleri ile beslendiği için eti de kaliteli ve lezzetlidir. Keçi etinin kendine özgü kokusu bunda yoktur. Onun için sevilerek yenilir. Ankara Keçisinin gevrek bir eti vardır. Ünlü gezgin Evliya Çelebi Seyahatnamesinde “Tiftik keçisinin eti misk kokuludur. Bu keçiler dağlarda pırnar (meşe) yaprağı yerler” diye bahseder Ankara Keçisinden bahisle “süt gibi beyazdır, bu dünya üzerine böyle mahluk yaratılmamıştır.” Diye devam eder ünlü seyyah.


ANKARA KEÇİSİNİN MENŞEİ
      Ankara keçisinin kökeni konusunda değişik görüşler bulunmaktadır. Kimi araştırmacılara göre bu keçinin ana vatanı Orta Anadolu’dur. Orta Anadolu’da binlerce yıldır yaşamlarını sürdürmektedir. Yine bazı araştırmacılara göre bu bölgede antik çağlarda yaşayan yaban keçileri ile evcilleştirmiş keçilerin çiftleşmesi sonucu elde edilmiş yeni bir keçi türüdür. Ancak Selahattin BATU tarafında yapılan çeşitli araştırmalar göre bu keçi türünü Sümerlerin ve Asurların bilmedikleri görülmüştür. Aynı zamanda antik çağlarda bu bölgede yerli keçilere eşlik edecek yaban keçisinin bulunmadığı da görülmüştür. Yine o dönemlere ait tiftik ve tiftik ürünlerine de rastlanmıştır.
      Ankara Keçilerinin Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya göçerken yanlarında getirdikleri yolunda görüş en doğru görüş olarak genel kabul görmüştür. Çünkü Orta Asya’da bu keçi türüne benzer keçi türü olduğu yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu keçiler Ankara çevresine geldikten sonra uygun yaşam alanına kavuşmuş ve keçilerde gözle görülür bazı değişiklikler görülmüştür. Tiftik kalitesi artmış, daha beyaz, daha kıvrımlı, daha elastik, daha uzun tüylere sahip tiftikleri olduğu gözlemlenmiştir.


Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X