atasehir escort
istanbul escort bayan escort
Alparslan Kitabı İncelemesi
Okuduğumuzu Anlatıyoruz

Alparslan Kitabı İncelemesi

Bu içerik 4068 kez okundu.

ALPARSLAN

Okay Tiryakioğlu

İstanbul, Timaş Yayınları, Haziran 2016, 287 Sayfa, ISBN 978-605-08-043

Eray Kılıçarslan Gelmez


 

Osmanlı ve Dünya tarihini yakından etkileyen savaşların, olayların, hükümdarların bir nevi portresini okuyucuya sunduğu eserleri ile tanınan, son dönem romancılarımızın en genç simalarından Okay Tiryakioğlu bu eserine Anadoluyu ebedî yurt yapan Sultan Alparslan’ı konuk ediyor. Roman, sayfalarında Osmanlı’nın ihtişamlı devirlerinin atmosferinde kaybolmaya, Osmanlı askerinin kâh bir kale kuşatmasında kâh bir meydan savaşında yazdığı kahramanlık destanlarını okumaya alışmış okurda bir şaşkınlık meydana getiriyor. Daha doğru bir deyişle yerleşik şehirlilere ait sosyo-kültürel kaidelerin tesis ettiği devlet nizamından bir anda göçer atalarımızın aşiret düzeninin oluşturduğu hiyerarşik sisteme geriye doğru geçiş okuyucuyu sudan çıkmış balığa çeviriyor. Roman, Dandanakan Savaşı’ndan sonra gittikçe güçlenen Tuğrul ve Çağrı Beylerin yücelttiği devletin en genç ve deli fişek melikinin kan yalaşıp karındaş olduğu akranlarıyla Horasan’ın garbındaki Rum diyarına ilişkin yaptığı dönemin siyasi koşullarını irdeleyici nitelikte bir sohbet ile başlıyor. Yazarın bu sohbet sahnesine yerleştirdiği detaylar romanını kaleme almadan evvel bahis olunan döneme ilişkin sağlıklı okumalar yaptığı izlenimini okuyucuda uyandırıyor.


 

Toy havasında geçen bir sohbet sahnesi ile okuyucuyu selamlayan roman Selçuklu Meliki Alparslan’ın Sultan Alparslan’a, nökerlerinin ise Oğuz’un övüncü büyük kumandanlara evrildiği zorlu talim süreci ile devam ediyor. Bu talim sürecinin sonunda Alparslan’ın o zamana kadar kimsenin bileğini bükemediği talim ustası Temirlan’ı dövüşe davet edip yenmesiyle birlikte hem asker hem de halk nezdinde kudretli bir melik olarak kabul görüşü özellikle Dede Korkut destanlarında sıkça rastladığımız önemli bir görevi yerine getirdikten veya bir kahramanlık gösterdikten sonra ad alma, halk ve bağlı bulunan topluluğunun önde gelen eşrafı tarafından kabul görme gibi mitolojik tarihimize ilişkin en kadim geleneğimizi hatırımıza getiriyor. Yazarın bu sahneyi Dede Korkut çeşnisi ile süslemesi ise hem okuyucunun beğenisini topluyor hem de binlerce yıllık destancılık geleneğimize ait akislerin yeniden vücûda gelmesini sağlıyor. Ayrıca romanda psikolojik tahlillerin yapıldığı pek çok bölümde mevcut. Kavurd ve Arslan Yabgu’nun oğlu Kutalmış’ın Alparslan’ın hükümdarlığını kabul etmeyerek başkaldırdıkları sahnelerde Sultan Alparslan’ın içine düştüğü cendere onun ruhsal durumunun anlatıldığı cümleler ile pekiştirilmiş. Okuyucu bu ruhsal bunalım sahnelerinde kâh Alparslan’ın yalnızlığına, karar verirken yaşadığı ikilemlere, sonsuz merhamet ve bağışlayıcılığına şahit oluyor kâh verdiği kararları sonucu ne olursa olsun uygulayan, devletin ve ümmetin selametini her şeyden yeğ tutan kudretli bir hükümdar tasviri ile karşılaşıyor.


 

Tarihin romanını yazmayı şiar edinen her romancı gibi Okay Tiryakioğlu da yaratıcısı olduğu romana kendi yaşamından ve dünya görüşünden bir şeyler katıyor. Yazarın, hayatının büyük bir bölümünü yurt dışında, uzak ve gizemli ülkelerde geçirdiğini biliyoruz. Yazarın bu yaşam deneyiminin aksettirdiği egzotik metaforlar romandaki her bölümde karşımıza çıkıyor. Okay Tiryakioğlu bu romanında da kuvvetli betimlemeler ile anlatmak istediği hadisenin okuyucunun zihninde daha rahat canlanmasını sağlıyor. Esas itibarı ile onun romanları betimlemeler ile süslü hatta kimi zaman betimlemelerin romandaki olayın önüne geçtiği eserler olarak tanımlanabilir. Yazarın çiğlik döneminden beri kaleminden atamadığı bu kusuru okuyucu nezdinde kısık sesle de olsa olumsuz bir feverana sebebiyet veriyor. Yazar bu romanını da Arapça ve Farsça sözcük ve tamlamalardan mürekkep bir dil ile örmüş. Sanırım bu dil hususunda tarihi roman kaleme alan cümle edibimizin Hasan Erimezden feyz alması gerekiyor. Hasan Erimez’in dilde yakaladığı duruluk ve saflık, romanın içerisine serptiği arkaik sözcük ve deyimler okurda büyük bir haz ve heyecan yaratmıştı. Okay Tiryakioğlu’ndaki kuvvetli betimleme yetisi ile Hasan Erimezdeki duruluk ve geniş arkaik sözcük dağarcığı birleşebilse ortaya ne enfes bir eser çıkardı Çalap bilir.


 

Bozkırın mütevazi çocuklarının öyküsünü anlatan eser Malazgirt Savaşı ve Sultan Alparslan’ın Barzam Kalesi’nde şehit edilmesi ile okuyucuya veda ediyor. Malazgirt Savaşı’nda tutsak düşen Romen Diyojen’e Sultan Alparslan’ın verdiği yiğitlik ve hükümdarlık dersi tarihimizin en önemli simalarından olan bu Oğuz oğluna karşı saygımızı bir nebze daha arttırıyor.


 


 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X