Fedailerin Kalesi Alamut kitabı incelemesi
Okuduğumuzu Anlatıyoruz

Fedailerin Kalesi Alamut kitabı incelemesi

Bu içerik 6288 kez okundu.

Yazar Bartol 1903 yılında Slovenya’nın Alplerindeki bir vadideki küçük bir kasabada dünyaya gelmiş. 1938 yılında 35 yaşında iken yazdığı bu romanı için Bartol yaklaşık 25 yaşından itibaren çalışmaya başlamıştır. Yani 10 yıllık bir çalışma neticesinde yazmaya başlayan Vladımır Bartol eseri tamamlaması ise toplam 9 ay sürmüştür. Eserin yazıldığı dönem aslında Avrupa ve dünya siyasetinin karışıklıklarla dolu bir dönemdir. İki savaş arası olarak adlandırılan bu dönemde eserini o dönem pek kullanılmayan Slovence yazmış, bu husus ise tepki ile karşılanmıştır.

Roman hakkında çok bilgi sahibi olunamayan sadece Selçuklu kaynaklarından bilgi alabildiğimiz ve popüler adı Haşhaşiler olan İran da yaşayan Şii Müslümanlar ile Sünni Müslümanlar (Selçuklular) arasındaki mücadeleyi renkli tasvirlerle anlatıyor. Eserde oluşturulan karakterler o kadar canlı ki sanki Alamut kalesinde hala yaşıyorlar. 10 yıllık bir araştırmadan sonra doğan bu eser ilk yazıldığı dönemde pek yayınlanma fırsatı bulamasa da Almanya, Fransa, İspanya ve tabi ülkemizde en çok satan kitaplar arasına girmeyi başarmıştır.

Önemli noktalardan biri ise adı geçen yer yani Alamut kalesidir. Günümüzde İran sınırları içerisinde Elburz dağları üzerinde Kazvin şehri yakınlarında yaklaşık olarak 2000 metre yükseklikte kurulmuş bir kaledir. Eserde bulunan doğru bilgilerden biri bu konuda verilmiştir. O da Deylem hükümdarları tarafından yapılmış olmasıdır. Yani anlaşılacağı üzere fethedilmesi zor doğal korunakları olan bir kaledir. Tabi bu kale Selçuklular tarafından kuşatılmış bu kuşatmalar romanda da yer almıştır.

Gelelim eserin içeriği ve karakterlere. Öncelikle Hasan Sabbah eserde gizemli bir şekilde yer alarak başlayan daha sonra ise çok uzun süreli olarak yaptığı planları tek tek uygulayan hırslı arzulu ama etrafındakileri kendine ölümüne bağlamayı başaran bir lider. Meryem ise Hasan Sabbah’ın hayatında yer tutmuş ancak öncelik olarak hep planlarının uygulamasında kullandığı en yakınlarından biri. Ebu Ali ise Burzuk Ümid ile birlikte sağ kolu. Fedailer içinde Avni ya da namı değer ibni Tahir tutkulu ve hayatına bir yol çizmeye çalışan çok zeki bir genç. Diğer karakterlerden tek tek bahsedersek herhalde konu baya uzayacak.

Eseri tarih öğretmeni gözüyle okuduğunuzda tabi ki romanların tarihsel gerçeklikleri tam olarak yansıtmasını bekleyemezsiniz ancak bu eserde gerçekliğe çok yaklaşıldığı hissine kapılmanız gayet doğal. Yani eser gerçek ile efsanenin harmanlanması neticesinde oluşturulmuş bir romandır. Bu husus ise Alamut’un çok uzun bir çalışma neticesinde ortaya çıktığını bize bir kez daha göstermektedir. Kale, fedailer, İsmaili inancı ve hatta Vezir Nizamül Mülk ’ün haşhaşiler tarafından suikaste uğraaması gibi gerçeklik ile örtüşen konular olduğu gibi cennet bahçeleri, Sultan Melikşah’ın fedailer tarafından suikasta uğraması da kurgulara örnek olarak söyleyebiliriz.

Hasan Sabbah’ın kullandığı yöntemler okurken dikkatinizi çekiyor. Kesinlikle insanlık dışı, korkunç ve zalimce kelimeleri ile ifade edilebilecek olan bu yöntemlere maruz kalan müritlerin ise (haşhaş etkisinde iken hariç) insani değerlerini kaybetmemeleri dikkat çekiyor. Gerek fedailer arasında gerekse cennet bahçelerinde ki kızlar arasında sağlam bir dostluk bağı görülüyor. Yine eserde İsmaili hareketinin düsturu olarak “Hiçbir şey gerçek değil, her şey mübah.” fikri ön plana çıkmaktadır.

Neticede eseri bir okuduğunuzda bir daha okumak isteyeceğiniz hatta yeni okumanızda romandan yeni duygular bile bulabileceğiniz bir eser Alamut.

 

Çevirmen: Ender Nail   İstanbul, Koridor Yayınları, 2012, Sayfa: 510, ISBN: 6054188970

Mehmet ÖSKAN (MEB’de Öğretmen)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X