TÜRKLERİN MEHDİSİ AKSAKAL
Mükremin Kızılca

TÜRKLERİN MEHDİSİ AKSAKAL

Bu içerik 8495 kez okundu.
Advert

Yahudilerde Kurtarıcı

Yahudiler ilk günden beri büyük İsrail’i kurmak için bir kurtarıcı hayalinin peşindedirler. Hz İsa gelinceye kadar onu beklediler ama bekledikleri mehdi-Mesih o olmasına rağmen onu çarmıha gerdiler.

Son peygamber çıkıncaya kadar da onu beklediler o çıkınca da bizim budunumuzdan değil diye 1450 yıldır suikastlar düzenlemeye devam ediyorlar.

Hristiyanlarda Kurtarıcı

Hristiyanlar da Hz İsa’nın “Ben bir kurtarıcıyı müjdelemek için geldim” dediği halde onun “faraklit” dediği ahir zaman peygamberi çıkınca kıvırmaya başlıyorlar ve Hz İsa’nın dünyaya tekrar gelerek insanlığı kurtaracağına inanıyorlar.

 

Müslümanlarda Kurtarıcı

 

Bu kurtarıcının adı mehdidir bizde. Ne yazık ki en fazla istismar konusu yapılan bir konudur. Çağlar boyu kıyametin çok yaklaştığını var sayan nice kişiler kendisini ya mehdi ilan etmiş ya da ettirmiştir.

Sahih-i Buhari ve Müslim’de Mehdi kelimesi geçmemesine rağmen bazı hadis kitaplarında yer alması mehdi konusunu İslam tarihi boyunca tartışmalara konu etmişiz.

Mehdinin Hz İsa ile ve meş’um din düşmanı deccalla beraber geleceği noktasındaki kayıtlar ise mehdilik iddiasında bulunanları tarih boyu en fazla sıkıştıran ve daraltan husustur. Sonuçta her devirde bir mehdi ve deccal şahsiyetler ihdas edilmiştir. Ama hadislerde geçen Hz İsa ile mehdinin çağdaş olacağı ve Hz İsa’nın mehdinin arkasında namaz kılacağı hususu yorum ve tevillerin tıkandığı noktadır.

Hristiyanların ve Müslümanların kurtarıcı Mesih-Mehdi beklentisi birbiriyle Hz İsa noktasında kesişince çağımızda İslam’da mehdi bekleyişi daha farklı sorgulanmaya başlanmıştır.

Türklerde Kurtarıcı: Encümen-i Daniş, Aksakal, Aksaçlı, Börü Budun ve Kırmızı Kitap

Encümen-i Daniş / Bilgeler Meclisi

2009 yılında eski meclis başkanı Necmettin Karaduman Encümen-i Daniş başkanı olarak ortaya çıktı ve 15 günde bir toplanarak memleket meselelerini görüştüklerini, çıkan tavsiye kararlarını hükümet edenlere bildirdiklerini söylemişti. Encümen-i Daniş yani bilgeler meclisi ortalama kırk elli kişiden oluşmakta ve o anda sağ olan eski devlet büyüklerinin saçı sakalı ağarmış şahsiyetlerinden oluşmaktadır.

Bu arada 10 yılı aşkın süredir devam eden bir dizide de devamlı görünmeyen bir kurtarıcı aksakaldan ve heyetinden bahsediliyordu. Bu husus Türklerde mehdi ve kurtarıcı kavramlarını iyice su yüzüne çıkarmıştır.

Aksakallı (Kırgızca: Аксакал, Azerice: Ağsaqqallı, Rusça: Аксака́л), Türk halk kültüründe ihtiyar adam. Değişik Türk dillerinde Akhagallı, Ağsagallı, Aksahaltı olarak söylenir. “Göksakallı” tabiri de kullanılır.

Bir yörenin tanınmış en yaşlı erkeği. İyi niteliklere sahiptir. İnsanların zor anlarında yardımlarına koşar. Bu nedenle İslamiyet sonrası bazı söylencelerde Hızır Peygamber ile özdeşleşmiştir. Ulu Kayın ağacından inip çocuklara yardım eder ve ad verir. Göksakallı ihtiyar birden bire belirir ve birden bire kaybolur.Ak veya gökçe giysilidir. Ak-boz atlıdır.

Aksaçlı - Türk halk kültüründe ihtiyar kadın. Değişik Türk dillerinde Aksaşlı, Ağşaşlı, Akçaçtı olarak söylenir.Yolda kalmış, evinden uzak, yabancı kahramanlar daima, tesadüfen böyle bir ninenin evine sığınır ve orada konaklarlar, dinlenirler.  Erkekler için Aksakallı tabiri kullanılır.

Aksakallar genelde Kırgızistan’da var. Bir nevi ihtiyar heyeti gibidirler ama bulundukları yerin manevi önderi haline gelmiş pirleşmiş olanlarda var.

Uygurlarda Çin kontrolünde bulunan beyaz piramitler hakkında aşırı fanatik veya anlaşılmaz dedikodular vardır. Bunlar Mesih, Türk peygamber, Türklerin uzaydan gelmesi, uzaylıların Türklerle iletişimi, insanüstü teknolojiler den bahsedilir. Uygurlara göre Kur’an’da da geçen Yecüc ve Mecüc kuzey Kore ile Çindir

 

AksaçlıOğuz Kağan’dan bugüne, Türk’ün devlet-i ebed - müddet fikrini devam ettiren gizli teşkilatın liderleridir. Kimi Gök-Türk’ü, kimi Selçukluyu, kimi Osmanlı’yı, kimi de Türkiye Cumhuriyet’ini kurmakla görevlendirildi. Nizamülmülk’ten Gazali’ye, Selçuk Bey’den Mevlânâ’ya, Osman Bey’den Sultan Abdülhamit’e, Mustafa Kemal’den Turgut Özal’a kadar birçok isme; teşkilatın gizli sancağı emanet edildi.

Pakistan’da, Afganistan’da, Lübnan’da, Azerbaycan’da, Bosna’da; Osmanlı Devleti’nin bakiyesinde kurulan elliye yakın devletin harcında onların gizli faaliyetleri vardır.

Aksaçlıdan Önce: Börü Budun

İslamiyet öncesi dönemde, hakanların ve şamanların kurmuş olduğu bu örgüt faaliyetlerine Çin ve komşu ülkelerde çeşitli ajanlık ve örgütlenmeler ile başlamıştı. Selçuklu ve Osmanlıda da varlığını sürdürdüğünü sandığımız bu örgütün bu gün bile var olduğuna dair söylentiler vardır. Üzerindeki renklerin ve temanın Göktürklerle bire bir örtüşmesi ilginçtir. Mistik güçleri olduğu düşünülen şamanların, bu güne kadar ki sırlarını ve Türk Dünyasının gerçek tarihine sahip olduğu söylenmektedir.

Börü budun Göktürk hakanı Vezir Bilge Tonyukuk tarafından, İlteriş yani Kutluk Kağanın emriyle tahmini olarak 680 de kuruldu. Karşı ordular ve milletler hakkında çeşitli ajanlar kullanarak bilgi toplamak ve sabote etmek gibi işler için kullanıldı. Toplamda 50 kişiye yakın oldukları söylenmekte. Henüz hükümdarlığını ilan etmemiş olan ve devlet kurma hazırlığında olan İlteriş kağan, Başta vezir Bilge Tonyukuk olmak üzere onyedi arkadaşı ile bir birlik oluşturmaya karar verdiğinde ortaya ilk teşkilat olarak Börü Budun çıktı.

Kırmızı Kitap

"Türkiye'nin gizli anayasası" olduğu söylenen bir küçük kitap var. Kırmızı ciltli olduğu için "Kırmızı Kitap" denilen bu kitabın içinde ne yazdığını pek az kimse biliyor. Ama bilmediğimiz bu kitap, bizi derin derin yönetiyor.

Yıllar içinde o kitap kalınlaşıp, derinleştiyse de özünden bir şey kaybetmedi. Ve zamanla anlaşıldı ki, orada yazılı kararlar hükümetler üstü dür.

Sonuç olarak bazen buz dağı gibi bir kısmı yüzeyde boy gösteren ama çoğu zaman derinlerde denizaltı gibi dolaşan bir “Aksakal – Aksaçlı-Börü Budun–Kırmızı Kitap, Encümen-i Daniş ve en önemlisi Mehdi” gibi kurtarıcıların (!?) olması her halde derin iç dünyamızı şu sıkıntılı günlerde biraz rahatlatıyordur.

 

Ama her hal ü karda biz maddi tedbirlerimizi Allah’ın da emrettiği gibi sonuna kadar almak zorundayız.

 

Aksi halde manevi dinamiklere güvenerek maddi tedbirleri almazsak kendimize de, dinimize de, manevi dinamiklerimize de en büyük haksızlığı yapmış oluruz.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kudüs’ten Mehmetçik'e dua
Kudüs’ten Mehmetçik'e dua
Almanya'dan skandal hamle
Almanya'dan skandal hamle