ZAMANE HARİCİLERİ
Mükremin Kızılca

ZAMANE HARİCİLERİ

Bu içerik 7122 kez okundu.


“Haricî, “çıkmak, itaatten ayrılıp isyan etmek” anlamındaki huruç kökünden “ayrılan, isyan eden” manasında bir sıfat olan hariç kelimesine nispet ekinin ilâve edilmesiyle meydana gelmiş bir terim olup topluluk ismi için hariciye ve havariç kullanılır. 
Kendilerine karşı isyan ettikleri yöneticilerle fırkanın muhalifleri Harici ismini “insanlardan, dinden, haktan veya Hz. Ali’den uzaklaşan ve yönetime karşı ayaklanarak cemaatten çıkanlar” anlamında kullanmışlardır.  
 Kendileri ise Harici ismini, “kâfirlerin arasından çıkarak Allah’a ve peygamberine hicret edenler” ve “kâfirlerle her türlü bağı koparanlar” anlamında kullanırlar.   
 Haricîlerin doğuşu, hemen hemen bütün tarihçiler tarafından Sıffîn Savaşı’nda hakem meselesinin ortaya çıkışına bağlanmıştır. Buna göre Havâric, hakem tayinini (tahkîm) kabul etmesinden dolayı Ali b. Ebû Tâlib’den ayrılanların meydana getirdiği bir fırkadır. Askerlerin pek çoğu ve özellikle Temîm kabilesine mensup olanlar, “lâ hükme illâ lillâh” (hüküm ancak Allah’a aittir) sloganıyla anlaşmaya karşı çıktılar.  

Hz. Ali Haricîlere bir mektup yazarak meşru bir sebebe dayanmadıklarını, Kitap ve Sünnetle amel etmediklerini belirttikten sonra kendisine itaat etmelerini ve düşmana karşı savaşmalarını istedi. Bu teklifi kabul edilmeyince çıkan çatışmada pek çoğu öldürüldü 

Haricîlerin Görüşler: Akîde ve amelden oluşan dinin emirlerini yerine getirmeyen ve yasaklarından kaçınmayan kimseler Haricîlere göre kâfir kabul edilir. Çünkü onlara göre büyük günah işleyen kişi, bu tutumuyla Allah’ın yasak kıldığı şeyi helâl saydığından mümin değildir ve cehennemde ebedî kalacaktır. Hatta bu anlayışı daha da ileri götürerek Hâricî olmayan herkesi düşman ve kâfir kabul etmişler, buna bağlı olarak kendilerinin dışındaki Müslümanların kadınlarını ve çocuklarını da esir almış veya öldürmüşlerdir.
Haricîlerin ahlâkî davranışlarının iki ana temeli takvâ ve şecaattir. İbadetlere devam, dünyadan uzaklaşma, sürekli Kur’an okuma, özendirici ve sakındırıcı naslara titizlikle uyma onların en önemli özellikleri olarak görülmektedir. Abdullah b. Abbas, Hz. Ali tarafından Haricîlere gönderildiğinde onların alınlarının çokça secde etmekten dolayı zedelenmiş, secde esnasında yere temas eden diz ve dirseklerinin nasır tutmuş olduğunu görmüştü.  

Herhangi bir mezhep yahut düşünce sisteminin doğru olarak anlaşılması ve yorumlanabilmesi, büyük ölçüde mensuplarının sosyal ve kültürel seviyelerinin tespitine bağlıdır. Çoğunluğu bedevî Arap kabilelerinden oluşan, dinî düşüncelerini kabile taassubunun etkisi altında ve genellikle sertlik temayülü içinde nasların zahirine dayandıran Haricîler, 
muhalifleri bir yana kendi fırkaları arasında da birlik sağlayamamış ve birbirlerini tekfire yönelmişlerdir. 
Başlangıçtan beri düşüncelerini tarafsız şekilde ortaya koyan âlimlere göre aşırı grupları bir yana Haricîler dalâlette kalmış, fakat küfre girmemiş bir topluluktur. Nitekim Hz. Ali, mensuplarına kendisinden sonra Haricîlerle savaşmamalarını, zira hakkı arayıp bulmak isterken ona ulaşamayanların bâtılı arayıp buna ulaşanlar gibi olmadığını söylemiştir.
Ancak genellikle Haricîler, ibadet türünden dinî vecibelerini eksiksiz olarak yerine getirmeye çalışmakla beraber sert tabiatlı, kendilerine mensup bulunmayan Müslüman gruplara karşı merhametsiz olmakla nitelendirilmiştir.  
Yukarıdaki bilgileri TDV İslam Ansiklopedisinden özetledim. Şimdi gelelim zamane haricilerine.
Allaha binlerce şükürler olsun ki bu harici guruplar ümmetin ana gövdesi yanında devede kulak mesabesindedir.
Ancak her devirde fitnelerin baş aktörleri onlardır. Her devirde İslami ibadetlere sımsıkı bağlıdırlar. Ama nasların sadece zahirine bakarak onu da yanlış yorumlayarak koca ümmete here zaman sıkıntılı devirler yaşatmaya devam ediyorlar. ,
Alamut kalesindeki Hasan Sabbah da, Emeviler devrindeki Yezitler de, Abbasîler zamanındaki Fatımiler de, Selçuklular zamanındaki Etsiz de, Osmanlılar zamanındaki nice isyanlara öncülük eden batıni liderler de ve şu andaki el-Kaide, Daiş, Taliban, Boko Haram,  Fetö ve benzerleri de hep birer haricidirler. 
Bunların ortak yanlarını kavrayabilmek ve ümmet-i Muhammedin ağlarına düşmemelerine yardımcı olmak için yukarıda bir özet vermiştim özetin özetini tekrar edelim: 
1- Dini ibadetlere sımsıkı bağlıdırlar 
2- kendilerinden başkasını Müslüman saymazlar, bu nedenle onlar için bir hak söz konusu değildir, onların her şeyi kendilerine helaldir 
3- Kendilerinden başka herkes ve büyük günah işleyenler dinden çıkmıştır 
4- Haricîler ahlâkî davranışlarının iki ana temeli saydıkları takva ve şecaati yalnız Müslümanlara karşı kullanırlar 
5- Onlar için masum suçlu diye bir kavram yoktur bu nedenle terör eylemleri ayrımsızdır 
6- Müslümanların kadınlarını ve çocuklarını da esir alır veya öldürürler.
7- Haricilerin ve zamane haricilerinin hiçbir zaman Müslümanlardan başkalarıyla savaştıkları görülmemiştir.

Dünya menfaati karıştı dine
Hariciler çıktı meydana yine
Teröristler dolmuş dağdaki ine
Böyle yazar böyle söyler çağname.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Afrin'de bir odadan çıkanlar
Afrin'de bir odadan çıkanlar
Ticari savaş başlıyor.
Ticari savaş başlıyor.