BİR AVUÇ KESME ŞEKER
Ülkü Taşlıova

BİR AVUÇ KESME ŞEKER

Bu içerik 11732 kez okundu.

Söyle, söyle ki bilsin âlem nice yollar kat ettiğini. Nice dere tepe aştığını. Nice mutluluk döşeli evlerde büyüdüğünü… Gönlü zengin, gözü zengin olduğunu…

                Anlamların anlamsızlaştığı, sadakatin, vefanın vefat ettiği ve birçok kıymetlerin yok olmaya yüz tuttuğu günümüzde, gönlüme düşen bir damla huzur büyüdü büyüdü umman oldu.  O günden beri aklımda onunla dolaşıyorum. Acaba hikâye içinde mi anlatsam? Ya da tek satırlık şiir mi çalışsam? Sonra hepsinden vazgeçip yeniden başlıyorum düşünmeye. Ve yeniden huzur buluyorum o anı düşündüğümde. Anlatmalıyım, demeliyim diyorum için için.  Ama nasıl? Ne Söz sanatını bilirim ne de kalem nakşını.  Düşünce hayalinde dönüp duran bir fukarayı garibim işte.

                Kimine göre kısacık, önemsiz bir şey, kimine göre gereksiz bir tavır. Kimine göre, yani bana göre ise kocaman bir dünyanın, insanlığın daha önemlisi kadın olmanın en güzel hali. Geçmişle gelecek arasındaki aşkın, sevdanın, saygının manadan maddeye akmasıdır.

                Bazen istemeden şahit olduğum çölleşmiş insanların halleri bana ölümü özlettiriyor.  Bazen de seraplarından arta kalan boş elleri insanlıktan utanmama neden oluyor.  Düşledikleri hayatın serap olduğuna değil de serabın neden bittiğine şaşırıyorlar. Afallıyorum.

                Ağır ağır dönen dünyanın üzerinde yaşayan kudurgan, soytarı, hakikatsiz telaşları seyrediyorum.  Ve musallada yatanlara soruyorum elinizdekilerle mi gidiyorsunuz, yoksa gönlünüzdekilerle mi? Keder düşüyor içime cevap verecek dil bile kalmamışken nedir bu umarsızlıklar.

                An gelip sefil bir mahalleye benzettiğim dünya başka bir anda ümitlerin al elvan çiçeklerle bezeli bahçeye benzetiyorum. Heyecanlanıyorum, coşkuyla doluyor yüreğim. Çağıl çağıl çağlayasım geliyor. 

                Sahi duygularımı anlatmaya çabalarken, duygulandıranı sonraya bırakıyorum. Meramı anlatmak her zaman bana zor gelmiştir. Yine öyle oluyor galiba.

                Hani eli kalem tutan herkes yazmayı bilmez ya bende onlardandım. Avrasya Yazarlar Birliği kalem tutan ellere yazmayı ve yazmanın yolunu öğretiyor.  Kadim dostum, kıymetli büyüyüm Atalay YAĞMUR Beyin sayesinde birkaç yıl önce beni de aralarına alma büyüklüğünü göstermişlerdi. Orada nice güzel günlerim, nice hakiki dostlarım ve Hocalarım oldu. Aradan yıllar geçse de biz hiç kopmadık oradan. Zaman zaman bir araya gelir kaldığımız yerden devam ederiz. Minnet duygularım asla bitmez.

                Yine güzel bir kahvaltı vaktinde bir araya geldik. Buluşmamızda kimler yoktu ki? Şairlerimiz, dememe ve hikaye yazarlarımız. Gönül sofrasında söz ikramlarıyla şad olduk, ama doymadık.

                Muhabbetin lezzetti, söz bestesinin notası, damakların naif keyfi çaylar, bülbülün sevdası kırmızı gül gibi önümüze dizildi. Buram buram rayihası yayıldı etrafa. Hadi tut tutabilirsen nefsini de uzatma elini…

                Uzandık uzanmasında da, ya boş kalan elimize, kesme şeker aranan gözümüze ne diyeceğiz biz üç Kars’ lı. Kıtlama içilmeyen çayı çay saymayız ki biz. Eh ne yapalım kıtlama olmadan dokunacaktı dudaklarımız mübareğe.

                 İşte tam mis kokulu çayları şekersiz yudumluyorduk ki Nesrin Ablam (Nesrin Askeran Ünal) dolu avucunu bana uzattı. “Cemil Abin bunsuz çay içemiyor, onun için yanımda her zaman kesme şeker taşırım. Şekerin nereden geldiğini bilmeden bulunduğumuz her yerde kıtlama şekerle çayını içer, ”  dedi. O an dilimden ne döküldü bilmem ama gönlümden, gözümden, hatıralarımdan binlerce sıcacık duygular, merhametli düşünceler, derin sevdalar, hakiki vefalar, verilen emekler, huzur, güven ve koca bir insanlık geçti.

                Bu ne güzel bir düşünceydi, bu ne güzel bir tavırdı ablacığım. Hatıralarımın arasında kısacık bir anın kocaman bir penceresi oldu. O pencereden baktığımda senin gibilerin manzarasını zenginliğini diliyorum şimdi.

                Bir gün bende senin gibi çantamda sakladığım bir avuç mutluluğu çıkarabilme yeminini ediyorum.

                Bana verdiğiniz bu güzel terbiye, huzur ve bütün hoşluklar için teşekkür ediyorum.

                 

03.06.2016/ ANKARA

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X