atasehir escort
istanbul escort bayan escort
AŞIKLIK GELENEĞİ,YAZI DİZİSİ -II
Ülkü Taşlıova

AŞIKLIK GELENEĞİ,YAZI DİZİSİ -II

Bu içerik 10286 kez okundu.

ÂŞIK EDEBİYATI TEMSİLCİLERİNİN YETİŞMELERİ:

Âşık edebiyatı temsilcilerinin yetiştikleri sosyal çevre ile ilgili araştırmalarda farklı yorumlamalarla karşılaşırız. Bu farklılık âşıklık geleneği içinde yetişen sanatkârların belli bir toplumla sınırlı olmamaları, dönemlere ve bölgelere göre farklı eğilimlere sahip olmaları sonucunu doğuran karmaşık bir yapı ortaya koymalarından kaynaklanır.

Türklerin gerek yerleşik medeniyette gerek konargöçer yaşantısında âşık edebiyatının tarihsel seyrine bakıldığında köylerde ve şehirlerde temsilcilerin yetiştiği görülmektedir. Şehirlerde yetişen âşıklar çeşitli kurumların ve kültürel yaşamın etkisinde kalmışlardır. Bunların çoğu köklü bir öğrenim görmeseler bile medrese çevresinden de uzak kalmamışlardır. Şehrin sunduğu imkânlardan ve kültürel ortamlardan istifade etmişlerdir.

Köylerde yetişen âşıklar ise iki ayrı sosyal yapının içinden gelmişlerdir. Bu âşıklardan bazıları konargöçer ya da yarı göçebe olarak hayatlarını sürdürürler. Bu gruptaki şairlerin eserlerinde tabiat ağırlıklıdır. Köylerde yetişen âşıklar geçmişteki klasik edebiyat ve aruz ölçüsünün günümüzde de modern edebiyatın ve buna bağlı olarak nazım şeklinin etkisinden uzaktır.

 Şehir âşıklarında ki dil üslubu farklı etkiler altında kalsa da, köy âşıklarında ki dil üslubu tamamen yetiştikleri çevrenin tavrını sunarlar. İl ve ilçelerdeki meslektaşlarıyla etkileşim halinde olsalar da genellikle aşk ve tabiatı konu ederler.

RÜYA GÖRME, BADE İÇME:

Âşık edebiyatı içinde rüya ve bade içme motifleri, bir takım efsaneler, rivayetler abartılarak hikâye edilerek sunulmuştur. Bu burum gerçek olanla olmayan arasında bir takım karışıklıklara sebebiyet vermiştir. Bu bakımdan rüya motifini dikkatle incelemek gerekir.

1.Hazırlık devresi:

2.Rüya aşaması:

3.Rüyadan uyanış:

4.Başından geçenleri anlatma:

1-Hazırlı devresi; Birinci aşamada çocukluk ve gençlik yaşlarının şartları, karşılaşılan maddi ve manevi zorluklar adayı rüya ortamına sürükler. Genellikle kutsal sayılan bir ortamda ya da yerde, adayın korku ve yalnızlık duygusunu derinden hissettiği bir yerde uykuya dalar.

 

 

 

2-Rüya Aşaması; Bu aşamada rüya gerçekleşir. Bu hal çok kere uyku ile uyanıklık arasında, görenlerde gerçek izlenimi uyandıran canlı bir rüyadır. Böyle bir ortamda kutsal kişilerle, kutsal sayılan bir mekânda karşılaşır. Pir elinden bade içer. Sevgilinin resmi yâda kendisi ile karşılaşır. Pirler tarafından birtakım bilgilerle donatılır.

3- Rüyadan Uyanış; Bir süre baygın yattıktan sonra ağzından burnundan kanlı köpükler gelir. “Gönül Ehli” bir kişinin sazın teline dokunmasıyla kendine gelir. Bitkin haldedir.

4- Başından Genleri Anlatma; Son aşamada başından geçen olayları saz eşliğinde anlatır. Rüyasını tasvir eder ve bu ilk şiirinin sonunda mahlasını söyler.

Âşıklığa yönelme dönemi çocukluk ve gençlik yıllarıdır. Ancak Umay Günay rüya göme olayı ile karşılaşanların yaşının 11 ila 50 arası olduğunu tespit etmiştir.

Âşıklar ürünlerini genellikle saz eşliğinde sunarlar. Âşıklık geleneği içinde saz çalanlar diğerlerinden daha fazla itibar görmüştür. Bu nedenle âşık adayları usta âşıklar yanında çıraklığa başlarlar. Bu eğitim teorik olarak değil de ustasını izleyerek dinleyerek edinilir. Bundan dolayıdır ki her âşık ustasının izlerini sazında sözünde taşır. Sonra ki zamanlarda kendi yolunu bulsa da usta malından da vaz geçemez.  Büyük önem arz eden bu ilişki bir nevi okul anlamına gelen “kol” ların oluşmasına temel olmuştur. Yetişen her çırak usta olunca yanına çırak alır ve bu gelenek böylece zincir gibi uzar ve âşıklık “kol” u ortaya çıkar. XIX. Yy dan itibaren edebiyatımızda önemli kollar olarak zikredebileceğimiz Erzurumlu Emrah, Tokatlı Nuri, Şenlik kolları bu şekilde ortaya çıkmıştır.

Mahlas Alma; Âşık edebiyatı temsilcileri mutlaka şiirlerinde kullandıkları bir ada sahiptir. Mahlas olarak adlandırılan bu ikinci takma ad çeşitli yollarla edinilir. Bunlar arasında en yaygını ustası tarafından mahlas verilmesidir. Halk hikâyelerinde ki karmaşık rüya motifi’ nin etkisiyle rüyada gördüğü ulu kişi tarafından mahlas verildiğini iddia eden âşıklar da vardır. Bazıları da mahlaslarını kendileri seçer. Bu seçimlerde aşığın yaşadığı bölge, kişiliği, mesleği, içinde bulunduğu ruhsal durumu etkili olmaktadır.

Aşığın şiirinin içinde mahlasını anmasına gelenek temsilcileri “tapşırma” olarak adlandırır.

Çıraklık Eğitimi; Âşık adaylarının yetişmesinde en çok başvurulan yoldur. Bu eğitimin amaçlarından biri gelecek kuşaklar arasında geleneğin yaşatılmasını sağlamaktır. Bir diğeri de bu geleneğe gönül verenlerin ustasını dinleyerek izleyerek sanatı öğrenmesidir. Usta çırak ilişkisi sevgiye saygıya dayalı olan bir okul sistemidir bu sistemde âşıklık kollarını doğurmuştur.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X