KUŞLUK VAKTİ
Ülkü Taşlıova

KUŞLUK VAKTİ

Bu içerik 9831 kez okundu.
Advert

 

KUŞLUK VAKTİ NE GÜZEL VAKİT

            Keşke söz ehli olsaydım da gönlümden geçenleri inci tanesi gibi sıra sıra dizseydim. Kelimeler kalemimden damlasaydı doldursaydım sayfaları. Oysa bilgisayar ekranının boş sayfasına dikilen gözlerim mahşer çıplağı gibi kalıverdi. Aklımdan geçen onca duygu, düşünce neden toprağa düşen damla gibi kâğıda düşmüyor diye düşünüyorum. Toprak deyince aklıma Nizami’ nin Leyla İle Mecnun eserinde geçen “Toprağa bağlanma o bir tozdan başka bir şey değildir. Mala, mülke, eşyaya gönül verme o bir kıvılcımdır. Kadrin büyüktür o dereceye yüksel; ta ki gökler mekânın olsun. Bu cihan sana yar olmaz payidar olmayan bir şeye tapınma.” Sözü geldi. Öyle ya bu dünyadan neler gelip geçmedi ki. Geriye kalanlar ise kalemin hazine dairesinde muhafaza olanlar değil mi? Yazı olmasaydı insanoğlu nasıl saklardı asırların yaşanmışlığını. Ya da ilk emri olan “İkra” da saklı değil mi okuma yazmanın hikmeti.

            Ankara Türk Ocakları Genel Merkezinde yıllardan beri sürdürülen kuşlukta yazarlar topluluğunun yürüttüğü güzide çalışmalardan nasiplenmenin ayrıcalığını yaşıyorum. Birbirinden kıymetli hocaların arasında olabilmek, onların düşünceleriyle yenilenebilmek ne büyük mutluluktur. Her bir fikrin açtığı ufuktan nice yeni ışık huzmeleri sızıyor gönül pencereme. Aydınlanmak elbette en güzel haldir. Fakat aydınlanmak kadar konular içinde kendini aramak, aradıkça daha çok aramak, aydınlanmayı sağlayan çakmaktaşı değil mi?

            Kendi sesimiz, kendi görüşümüz kendimizi uyandırarak yeniler mi bilmiyorum. Bildiğim ise her Çarşamba kuşluk vaktinde bir araya gelen ehil hocaların ele alacağı eser, günler öncesinden okunduktan sonra her kelimesi incelenmiş olarak gelir er meydanına. Büyük masa etrafında leb renkli sıcacık çaya eşlik eden helal lokmalar ile başlar gönüllerin alış verişi. Fikir, sanat ve edebiyat okşanmak kadar eleştiri de ister. İşte o küçük salona sığan büyük yürekler en ince ayrıntısına kadar övgü ve yapıcı eleştirilerini eser sahibine güle dokunur gibi incitmeden sunarken, bir başka bakışla da bakmayı mümkün kıldığıdır. Her bir hecesi bir cevher olan bu fikirlerle uyanarak yenilenmek ne güzel…

            Anlamayı bilmeden okumak, sınık kanatla uçmaya benzer. Kuşlukta Yazarlar Topluluğunda incelenen eser en ince ayrıntısına kadar anlamanın ayrıcalığını da ortaya koyuyor. İnceleme sırasında yazarının yüzünü seyrederim bazen şaşkınlık, bazen hayret ifadesi, bazen mahcupluk, bazen mağrurluk yansıdığını gördüm. Eser sahibi mutlak ki elinden gelenin en iyisini yapmıştır. İşte o zaman okunan eserin anlaşılmasını sağlamak da ayrı bir çalışma getirmiş oluyor. Bu çalışmayı yapan Kuşlukta Yazarlar Topluluğunun edebiyat dostları bütün samimiyetleriyle inceledikleri eserlerde olması ve yahut olmaması gerekenleri fikir süzgeçlerinden geçirerek ortaya koyuyor.  Ve bu emeği hiç bir karşılık beklemeden okumak için günlerini, incelemek için saatlerini gönüllü olarak hibe eden gönül insanlarına kendi adıma buradan minnet duygularımı sunuyorum.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kudüs’ten Mehmetçik'e dua
Kudüs’ten Mehmetçik'e dua
Almanya'dan skandal hamle
Almanya'dan skandal hamle